Kendim diyet programımı yapmak istiyorum diyenlere

10 Nisan 2009 Cuma

Zayıflamanın, daha az yemenin tek bir yolu mu var? Tabiki hayır, her diyet kişiye özel ve yalnız size göre olmalı! Her yıl yaza doğru diyet kitapları raflarda yerini alır। Bu çok da şaşırtıcı değil çünkü birçok kadın ve erkek zayıflamak istiyor.

İnternetten edinidği ya da kitaplardan okuduğu beslenme programlarını uygulayarak kilo vermeye çalışıyor. gerçekte en popüler diyet kendi diyetiniz!

Kendiniz için nasıl ve neye göre bir beslenme planı hazırlayacağınızı merak ediyorsanız işte dünyadaki beslenme uzmanlarının tavsiyeleri.


.

Karbonhidratları azaltın, mümkünse tüketmeyin!
Çok basit gibi görünen aslında uygulaması zor bir öneri bu.. Beyaz ekmek, kek ve şekerlemelerden uzka durmak gerçekten zor. Ancak formda kalmak için karbonhidrat tüketiminizi sınırlamalısınız. Eğer enerji için karbonhidratlara ihtiyaç duyuyorsanız, kepekli, tam tahıllar ile ekmeklerden az miktarda tüketebilirsiniz. Günde ana ve ara öğünleri belirleyip 5 veya 6 öğün beslenin. Porsiyon, yemek miktarı ve saate dikkat edin. Karbonhidratları sınırlı miktarda öğle ile öğleden sonra saat 15:00 arasında tüketmeye çalışın. Eğer beyaz ekmek gibi işlenmiş yiyecekleri yiyorsanız bununla birlikte protein ya da sağlıklı yağ içeren besinler tüketin.

Besin değeri yüksek gıdalar tüketin!
Acıktığınızda besin değeri yüksek su, lif bakımından zengin (et sulu çorba, salata gibi) düşük kalorili yiyeceklerden istediğinizi yiyin. Bunları yediğinizde doymuş hissedecek ve kilo vereceksiniz. Bunu uygulamak için her yemeğinizde besin değeri yüksek gıdaları tercih edin. Meyve ve sebzeler yüzde 80'den yüzde 95'e kadar su içerir ve tok hissetmenizi sağlar. Tahıllarla birlikte karıştırarak da tüketebilirsiniz.
İşte önerilen gıdalar;
Az şişkinlik veren gıdalar: Peynir ve krakerler
Çok şişkinlik veren gıdalar: Parmesan peynirli mısır
Az şişkinlik veren gıdalar: Kurutulmuş meyve ile karıştırılmış fındık, badem, ceviz gibi çerezler
Çok şişkinlik veren gıdalar: Üzüm, çilek gibi taze meyvelerle karıştırılmış fındık, badem, ceviz gibi Az şişkinlik veren gıdalar: Pirinç
Çok şişkinlik veren gıdalar: Bir kutu dondurulmuş sebze ile hazırlanmış yiyecekler

Protein tüketin!
Proteinleirn sindirilmesi yaklaşık 4 saat, karbonhidratların sindirilmeis ise sadece 2 saat sürer. Yavaş sindirim 4 saat boyunca acıkmayacağınız anlamına gelir yani metabolizmanızı çalıştırır. Peynir yiyerek yaptığınız diyetler yerine, her ana ve ara öğününüze biraz somon, soya, yağsız biftek ve tam yağlı süt ürünleri gibi protein içeren besinler ekleyin.

Düzenli olarak günlük tutun!
Beslenme programınızla ilgili günlük tutun. Günlüğünüze az yiyeceğinizi yazdıysanız az yiyin. Yiyecek günlüğü tutmak inanın bazen egzersizden bile daha çok işe yarayabilir. Günlük beslenme planınızı parlak ve renkli kağıtlara yazın. Her öğünde yanınızda bulundurun ve masaya koyun. Böylece planınız dışına çıkmamış olursunuz.

Galeta ve kıraker gibi sert, doyurucu yiyecekleri tercih edin!
Karbonhidratları azalttıysanız tokluk hissi için 2 - 3 adet galeta, kıraker ya da yağsız kızartılmış ekmeği tercih edebilirsiniz. Öğle vakti biraz taze havuç, küçük domates gibi atıştırmalıklar tüketin. Yanında bir dilim kepekli ekmek ya da haşlanmış yumurta ve ayçekirdekli salata tüketebilirsiniz.

Gece vakti acıkırsanız ne yapmalısınız?
Gece geç saatlerde atıştırmamak için beslenme planınıza sadık kalın ve son öğünde doyurucu besinler tüketin. Mutfağa her girişinizde doyurucu fakat kalorisiz birşey yiyin. Eğer TV izlerken birşey yemekten zevk alıyorsanız doğranmış sebze gibi çok yiyebileceğiniz ancak kalorisi az yiyecekleri tercih edin.

Selülitiniz Hangisi, Hepsine Kökten Çözüm



Fransız doktorlarkadınlarınkorkulu rüyası selülitlerden kurtulmaları için önce türünü belirlemeleri gerektiğini söyledi। Şişmanlıkla mücadele, diyet, menopoz dönemi problemleri, hormon rahatsızlıkları, ameliyatsız gençleşme gibi konularda faaliyet gösteren Londra’nın önde gelen kliniklerinden Radical Beauty Medical’ın doktorları “Önce selülit tipinin bilinmesi gerekir.

Ardından tedavi yapılmalıdır.Kadınların hemen hemen hepsi her cins selülite diyet yapıyorlar. Ancak bu diyetlerin hiçbir faydası olmuyor” dedi.


Üç farklı tipi var

Hastalarına çözüm üretmeye çalışan Fransız doktor Daniel Sister ve estetik uzmanı Alain Butnaru selülitin vücutta üç faktörden oluştuğunu (yağ, su, deri altı liflerinde meydana gelen değişim) hatırlatarak türlerine göre farklı tedavi yöntemlerinin uygulandığını bildirdiler. Dr. Sister selülitli kadınların kendi kendilerini tedavi edebileceklerini hatırlatarak, “Burada önemli faktör yağ tabii ki. Deri altındaki yağ birikimi türü hangi tip selülite sahip olduğunuzu belirler. Farklı türlere değişik tedavi yöntemleri uygulayabilirsiniz. Yağlı, süzme ve lifli olmak üzere üç tip selülit vardır” dedi.

Şıklara bakıp karar verin

Hangi tür selülite sahip olduğunuzu bulmanıza yardımcı olacak ipuçları:

1.Tip

● Birkaç kilo fazlanız var.
● Kilo probleminiz her zaman vardı.
● Selülitiniz yumuşak, kaygan ve adeta koyu bir muhallebi görünümünde. Kolayca parmaklarınızın arasında sıkıştırabiliyorsunuz.
● Selülitler vücudunuzun alt ve üst kısımlarına eşit dağılmış.

2.Tip

● Bacaklarınız kalın, şiş ve varisli. Arada sırada kramp giriyor.
● Reglinizden evvel kendinizi balon gibi hissediyorsunuz.
● Yazın ayaklarınız daha da fazla şişiyor.
● Ayak bilekleriniz ve baldırlarınız kalın.
● Vücudunuzun alt kısmı, üstüne nazaran daha sıkı.
● Parmağınızı baldırınıza bastırınca deri çöküyor ve bir süre öyle kalıyor.

3. Tip

● Selülitleriniz sert ve bastırınca acıyor, daha çok baldırlarınızda ve dizlerinizin arka kısmında toplanmış durumda.
● Deriniz beyazımsı, kuru ve hassas.
● Göğüs kısmınız dar ve kilo verdiğinizde bunlar üst kısımdan
gidiyor.
● Selülitleriniz uzun zamandır var ve ne yaparsanız yapın onlardan kurtulamıyorsunuz.
● Selülitlerinizin görünümünü regl dönemlerinize göre değişmiyor.

Cevaplarınızın çoğu:

1. tipe aitse selülitleriniz “Yağlı” cins
2. tipe aitse selülitleriniz “Süzme” cins
3. tipe aitse selülitleriniz “Lifli” cins

Tipine göre tedavi

1. Tipin tedavisi: Uzun ve hızlı yürüyün

Ne yapmalı:

Spor yapın, özellikle uzun ve hızlı yürüyün. Kızarmış ve beyaz şekerli yiyeceklerden uzak durun. Aşağıdaki mineralleri bol bol almaya özen gösterin Çinko: Protein, deniz mahsulleri, süt, sarımsak, bezelye, lahana Bakır: Tavuk, yumurta, kabuklu deniz mahsulleri, mantar, pırasa, sarımsak, bezelye, limon, armut, avokado Selenyum: Et, balık, yumurta, ıspanak, mantar, pırasa C Vitamini: Kivi, portakal, limon , maydanoz, çilek E vitamini: Kırmızı biber, lahana, rezene. Diyetle giderilebilecek yegâneselülit tipi bu. Diyetle vücudunuzda insülin salgılanmasının düzenlenmesi gerekiyor. Kahvaltı: Yağsız çökelek, bir yumurta, katı peynir, tavuk eti, kepekli ekmek Öğle ve akşam yemeği: Karışık salata veya patatessiz ve kabuklu deniz mahsulü içermeyen bir çorba, yağsız et, tavuk balık, kahvaltıda yenmemişse 1 yumurta, yeşil sebze, sabah kahvaltısı listesinden 1 çeşit, 1 dilim kepek ekmeği veya haftada 1 kere olmak şartıyla, az pilav, mercimek, haşlanmış patates yiyebilirsiniz.

2. Tipin tedavisi: Aerobikten uzak durun

En çok görülen selülit tipi. Bacaklarda kramplar, örümcek ağı gibi kılcal damarlar , morartılar görülüyor. Vücut sürekli su topluyor. Stres ve hormon değişiklikleri durumu daha da kötüleştiriyor.

Ne yapmalı?

Selülitlerden kurtulmak için diyet yapmayın. Çünkü bir faydası olmaz. Bol bol üzüm, portakal, greyfurt, karnabahar yiyin C ve E vitamini alın Bol bol su için ama azar azar Spor: Yürüyüş yapın, yüzün, golf oynayın. Bisiklet kullanın ama tenis, squash ve hızlı aerobikten uzak durun. Yüksek ökçe ayakkabı ve çorap giymeyin, ayak ayak üstüne atmayın, alkol ve sigaradan uzak

durun

Tedavi: Lenflerin boşaltılması, bitki özleriyle tedavi, masaj ve

kremlerle kan dolaşımının düzeltilmesi, mezoterapi, hormonların kontrol edilmesi ve düzenlenmesi gerekir.

3. Tipin tedavisi

Çok kilolu değilseniz diyet yapmanın bir yararı olmaz. Vücudunuza bol miktarda amino asit, kolejen ve yeni deri altı lifleri sağlayacak protein gerekli. Et, balık ve tavuk tüketin. Kükürt ve antioksidan, C ve E vitamini, karoten, çinko ve selenyum alın.

Ne yapmalı?
Her gün bol bol su için.
Spor: Deri ve kaslarınızı kuvvetlendirecek her tür spor öneriliyor .
Tedavi : Uzmanların hazırlayacağı özel mezoterapi kokteyli, masaj iyi sonuç veriyor.

Zayıflamak isteyenler az uyusun. Zira Uyku kilo yapıyor



Çok yemek ya da az yemek nasıl ki kilo artışına sebep oluyorsa, çok fazla ya da az uyumak da, kilo aldırıyor।Women's Health dergisinin ekim sayısındaki bir haberde; Laval Üniversitesi'nin yaptığı araştırma sonucunda, günlük doğru uyuma süresinin 7-8 saat arasında olduğunun belirlendiği belirtildi.


Araştımayı yapan Dr. Jean Philippe Chaput, şöyle konuştu: "Gereğinden az uyunduğunda, iştah bastırıcı leptin hormonu azalıyor ve iştah açıcı etkisi olan hormon artıyor.


Aşırı uyku da, daha az hareket anlamına geliyor ve daha az kalori yakımına yol açıyor. Boş vakitlerinizde hareket edin."

DASH diyetiyle kalbinizi koruyun

6 Nisan 2009 Pazartesi

Türkçeye “Hipertansiyonu Durdurmak İçin Beslenme Yaklaşımları” şeklinde çevrilebilen DASH diyetiyle 14 gün içinde tansiyonda düşme olduğu saptandı. Diyetin bir amacı da sodyum alımını kısıtlamak.

“DASH” İngilizce bir kısaltma, uzun yazılışı şöyle Dietary Approaches to Stop Hypertension... Türkçesi ise şöyle ifade edilebilir: Hipertansiyonu Durdurmak İçin Beslenme Yaklaşımları (HDBY).
DASH tipi beslenme yüksek tansiyon üzerinde oldukça etkili ve Amerika Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından destekleniyor. Bu konuda yapılan çalışmalar bu diyet planı ile 14 gün içinde tansiyonda düşme olduğunu kanıtlıyor. Bazı çalışmalar DASH tipi beslenme ile koroner kalp hastalığı ve inme riskinin de oldukça azaldığını söylüyor. Bu araştırmaya göre DASH diyetine en çok uyan kadınların en düşük inme, miyokardiyal infarksiyon ve koroner kalp hastalığı ölüm oranlarına sahip oldukları belirlendi.

DASH diyetinin temel prensipleri şunlar:

Yüksek lif, düşük kalori yoğunluğu ve uygun porsiyonlarla dengeli bir diyet esas amaçtır. Düşük doymuş yağ, kolesterol ve total yağı az içeren besinler hedeflenir. Hayvansal yağlar ve kırmızı et azaltılır, haftada en az iki balık yenilmesi iyi olur. Posadan zengin tam taneli tahıl ve karbonhidratlar vardır.

Bol sebze ve meyve tüketilir.

Kalsiyum, protein kaynağı olarak az yağlı veya yağsız süt ve süt ürünleri tüketimi artırılır.
Protein, posa, potasyum, magnezyum kaynağı olarak yağlı tohumlar ile baklagiller artırılır.
Diyette; kırmızı et, şeker, şeker eklenmiş besinler, şekerli içeceklerin tüketimi sınırlandırıl-mıştır. Diyet potasyum, magnezyum, kalsiyum, protein ve liften zengindir. Diyetteki bir diğer amaç ise sodyum alımını kısıtlamaktır.
Sodyum deyince akla “tuz” geliyor tabii ancak sodyum sınırlı diyetlerde sadece tuzsuz yemek yetmeyebilir, bazı besinlerin tuz içeriklerine de dikkat etmek gerekir. Çünkü sodyum ile yüksek kan basıncı arasında önemli bir bağlantı vardır. Ancak yine de sodyum beslenmemizde mutlaka olması gereken bir besin öğesi olarak karşımıza çıkar.
Birçok sağlıklı insan günlük ihtiyacının çok üzerinde tuz tüketmektedir. Oysa günlük ihtiyacımız sadece günlük 2400 mg sodyumdur 1 gr tuz= 400 mg sodyum olarak düşünüldüğünde tuz olarak bu miktar 6 gramdır. Yaklaşık 1 çay kaşığı. Ancak bu yiyeceklerin içindeki tuzu da kapsamaktadır. Yüksek tansiyonu olanların genelde günlük 1500 mg sodyumu geçmemeleri öneril-mektedir. Bu miktar bireysel özellik, hekimin tedavi şekli ve kullanılan ilaç tedavisine göre değişebilir.

100 gramdaki sodyum miktarı

Turşu (salatalık) 1353 mg
Ketçap 1042 mg
Kaşar peyniri 710 mg
Edirne peyniri 252 mg
Yumurta 138 mg
Dana Eti 80 mg
Levrek 68 mg
Süt 49 mg
Yoğurt 47 mg
Salça 38 mg
Mercimek 30 mg

Böbrekler vücuttaki sodyum dengesini ayarlayan en önemli organdır. Böbreklerde bir sorun olmayan vücuttaki sodyum konsantrasyonu, çok yüksek seviyelere çıkmaz. Sodyum eksikliğiyle karşılaşmak, çok görülen bir durum değildir. Çünkü sodyumu çünkü birçok besinden alabiliyoruz. Ancak kusma, ishal gibi elektrolit kaybının yaşandığı problemler olduğunda vücuttaki sodyum düzeyinde düşüş yaşanabilir.

İyotlu tuzun farkı nedir?

Normal sofra tuzuna iyot eklenmiş olması aradaki tek farktır.. Vücudun iyoda da ihtiyacı vardır. İyotlu tuz tüketildiğinde, vücudun iyot ihtiyacına destek verilmiş olur. İyot tiroit bezi çalışmasını düzenleyerek, guatr hastalığının oluşumunu engelleyici etki yaratır.

Neler yapabilirsiniz?

Tuzlu tada karşı duyarlılığınız varsa tuz tüketiminizi yavaş yavaş azaltarak yeni tat alışkanlığı kazanabilirsiniz.
Lezzet katma alışkanlığınız, yemeklerinize tuz eklemek yönündeyse onun yerine çeşitli baharatları kullanarak tuz tüketim alışkanlığınızı düşürebilirsiniz.
Soslu yemekler yerine ızgara ve haşlama yöntemiyle pişenleri seçmeniz yine sodyum alımınızı azaltabilir.
Taze yiyecekler tüke-tin, salamura yiyecek tüketimini azaltın.
Ketçap, hardal, soya sosu ve tuzlu salata soslarını kullanmamaya çalışın
Tuzu yemek masasından kaldırın.
Yiyeceklerinizi limon suyu, sirke, sarımsak ve baharatlarla tatlandırın.
Kraker, mısır ve kuruyemişlerde tuzsuz olanları tercih edin.
Alışveriş yaparken etiketlerini okuyarak içeriğinde daha az sodyum olanları tercih edin.

Hamilelikten Önce Diyet Yapılır mı?



Hamile kalmayı planlıyorsanız ve fazla kilonuz varsa, kendiniz ve bebeğinizin sağlığı için dengeli beslenerek, yavaş kilo vermelisiniz. Çünkü hamilelik öncesi hızlı kilo kaybı kesinlikle önerilmiyor

Hem bebeğiniz hem de sizin için yeterli ve dengeli beslenmek hamilelik boyunca tek hedefiniz olmalı. Eğer planlı bir gebelik ise ve fazla kilonuz varsa kendiniz ve bebeğiniz için depolarınızı dolu tutacak şekilde yavaş kilo verip dengeli beslenme prensipleri çerçevesinde kendinizi tabii ki daha uygun ağırlıkla hamileliğe hazırlayabilir-siniz. Ancak hamilelik öncesi hızlı kilo kaybı besin öğeleri açısından yetersiz bir diyet kesinlikle önerilmez.
Et, süt, meyve, sebze, tahıl ve ekmek besin gruplarından yeterli ve dengeli tüketmeniz, hamilelik döneminde artan besin öğesi gereksiniminizi karşılamanın en kolay ve zahmetsiz yoludur. Bebeğinizin gelişimini sağlayabilmek için günlük almanız gereken enerji miktarına 300 kalorilik bir enerji ilavesi yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Böylelikle gereksinimlerinizi karşılamış ve sağlıklı olan düzeyde, vücut ağırlığındaki artışı sağlamış olursunuz.

Hamilelik öncesi diyet yanlış mı?

Hamilelik döneminin anne ve bebek açısından sağlıklı geçmesi, yeterli ve dengeli beslenme ile ilişkilidir. Bu dönemde anne hem kendi ihtiyaçlarını hem de bebeğinin ihtiyaçlarını karşılayabilmelidir. Bu nedenle eğer anne adayı kilolu ise gebelik öncesi yetersiz ve dengesiz diyet uygulamalarıyla depolarının boşalmasına neden olabilir. Bu dönemde anne adayı için program, beslenme biliminin ilkelerine uygun olarak bir diyetisyen tarafından hazırlanmalıdır. Kilolu olarak gebeliğe başlanması anne adayında gestasyonel diyabet riskini doğurabilir. Bu duruma bağlı olarak kan basıncında artış ve 4,5 kg üstünde doğum gelişebilmektedir. Aynı zamanda zor ya da maalesef ölü doğum gelişmesi de söz konusudur.

Kilolu hamile kalan anne adayları diyet yapabilir mi?

Gebeliğe fazla kilo ile başlandıysa, ilk üç ay alınan kaloriyi çok fazla artırmaya gerek yoktur. İlk üç ay kilo almamak sorun yaratmaz. Ancak ağırlık kaybına neden olabilecek davranışlarda bulunmak veya ağırlık kazanımını katı bir şekilde sınırlandırmak da gebelik dönemi için uygun bir davranış değildir.

Anne diyet yaparsa bebek de zayıflar mı?

Uygun ağırlık kazanımı bebeğin doğum ağırlığını etkileyecektir. Eğer vücut ağırlığındaki artışı uygun olmayan şekilde sınırlandırırsanız, bebeğinizin düşük doğum ağırlığı ile doğmasına, yeterli olarak gelişimini tamamlayama-masına sebep olabilirsiniz. Bebeğin 2,8 kilodan düşük ağırlıkta doğması, daha fazla ağırlıkta doğan bebeklere göre, hastalıklar açısından zayıf olmasına yol açmaktadır.

Hamilelikte diyet yapılır mı?

Bebek, anne rahminde annenin yedikleriyle beslenir, büyür ve gelişir. Gebelik süresince sağlıklı bir bebeğin gelişimini sağlamak için çoğu besin öğesinin gereksinimi artmaktadır. Bu nedenle hamilelikte beslenme çok büyük önem taşımaktadır. Anne adayı bu dönemde diyet yapmaktan kaçınmalı. Onun yerine yeterli ve dengeli beslenerek, planlı hareket ederek, fiziksel aktivitesini uygun düzeyde tutarak hem bebeğinin gelişimine katkıda bulunur, hem de sağlıklı ve rahat bir hamilelik geçirir. Gebelik döneminde 9 -12 kg ağırlık kazanımı normaldir, ancak gebeliğe fazla kilo ile başladıysanız 7 - 8 kg ile gebeliği tamamlamak da mümkün olabilir. Eğer ikiz bebek bekliyor-sanız ortalama 17 - 22 kg ağırlık kazanımı normaldir.

HAMİLELİK DÖNEMİ İÇİN ÖNEMLİ BESİN ÖĞELERİ

Protein

Proteinler bebeğin büyüme ve gelişmesinin sağlanması için de gereklidir. Hamileler için günlük alınması önerilen protein miktarı 60 - 70 gramdır. Eğer günde 3-4 porsiyon protein içeren süt, yoğurt, peynir ve de 120-150 gram kırmızı et, tavuk veya balık tüketiyorsanız, bu ihtiyacınızı karşılıyorsunuz demektir. Bebeğin beyin gelişimi için haftada iki kez balık tüketin.

Demir

Demir; yumurta, et ve türevleri, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve kuru meyvelerde bulunur. Gebelikteki demir ihtiyacını yeterli miktarda sağlamak zordur. Çünkü etkin bir şekilde emilimi sağlanamaz. Bu nedenle demirden zengin bir diyete ek olarak, hekiminizin verdiği demir takviyesini kullanmanız gerekir. Bu takviyelerin en iyi şekilde emilimini sağlamak içinse, yemeklerle birlikte değil, aç karnına veya meyve suyu ile alınması önerilmektedir.

Kalsiyum

Gebelik süresince kemik yapısını oluşturan kalsiyumun yeterli miktarda alınması, bebeğin iskelet yapısını geliştirdiği gibi, annenin de kemik kütlesini korumasına yardımcı olur. Süt, yoğurt, peynir, pekmez, fındık, kuru baklagiller ve yeşil yapraklı sebzeler zengin kalsiyum kaynağıdır.

Çinko
Bebeğinizin hücre büyümesinde ve beyin gelişiminde çinkonun önemli bir rolü vardır। Kırmızı et, deniz ürünleri, süt, yoğurt ve türevleri, yumurta ve yağlı tohumların tüketilmesi, çinko alımı için gerekli besinlerdir. Fazla miktarda alınan demir çinkonun emilimini engelleyebildiğinden, uzmanınızın önerdiği dozda demir takviyesi kullanmanız gerekir.


Folik asit

Folik asit kaynakları; koyu yeşil yapraklı sebzeler, karnabahar, et, süt, yoğurt ve türevleri, yumurta ve tahıllar olarak sıralanabilir. Folik asidin yetersiz alımı ile düşük doğum ağırlıklı bebekler, nöral tüp defektleri ve annede magaloblastik anemi oluşabilir. Folik asit kaynağı olan besinlerin tüketiminde pişirme yöntemlerine dikkat edilmelidir. Gebelikte folik asit ihtiyacı belirgin şekilde artar ve günlük ihtiyaç iki katına çıkar. Anne adaylarının gebe kalmadan en az bir ay önce folik asit kullanımına başlaması önerilmektedir.

B12 Vitamini

Gebelik sırasında DNA sentezinin yapılabilmesi için B 12 vitaminine ihtiyaç vardır. Bu vitamin süt, yoğurt, yumurta, peynir ve et gibi hayvansal kaynaklı besinlerde bulunur. Hatalı hazırlama ve pişirme yöntemleri, B12 vitamininin vücutta kullanılmasını engeller.

Metabolizmayı Kilo Vermesi İçin Aldatan Bir İlaç Geliştirildi



Fransız bilim adamları, yüksek kalori alımında dahi metabolizmayı yağ yakması için "aldatan" bir ilaç geliştirdi.

Louis Pasteur Üniversitesi’nden bir ekip, araştırmaları çerçevesinde, SRT1720 adı verilen ve kırmızı şarabın özü resveratrolün kimyasal yakını olan ilacın, yaşlanmayla mücadele ettiği sanılan SIRT1 proteinini hedef aldığını gördüler.

Sonuçları Cell Metabolism dergisinde yayımlanan araştırmada, fareler üzerinde denenen ilacın, hayvanları kilo almaktan ve insülin direncinden koruduğu gözlendi.

Fransız bilim adamlarının, daha önce yapılan araştırmaların, resveratrolün SIRT1 vasıtasıyla yüksek kalorili bir diyetin bazı etkilerini yok ettiğini göstermesi üzerine söz konusu proteinle ilgilendikleri belirtildi.

Fareler üzerinde yapılan araştırmanın, insanlar üzerinde de benzer etki yaratması için galonlarca şarap gerektiğini fark eden bilim adamlarının, özellikle SIRT1’i hedefleyen daha güçlü bir ilaç geliştirme konusuna yoğunlaştıkları kaydedildi.

Bilim adamlarının geliştirdikleri SRT1720 ilacının düşük bir dozunun, 10 hafta sonra yüksek kalori alan fareleri kilo almaktan kısmen koruduğu gözlendi.

İlacın, metabolizmayı, normalde yalnızca enerji alım seviyesi düşük olduğunda harekete geçen yağ yakma düzenine geçirdiği, yüksek dozda verilen ilacın kilo alımını tamamen önlediği kaydedildi.

SRT1720’nin yüksek dozda alımında, farelerin kan şekeri toleransı ve insülin duyarlılığın iyileştiği de görüldü.

İlacın verildiği farelerde herhangi bir yan etkinin saptanmadığı, ancak insanlarda kullanılmadan önce güvenliğiyle ilgili daha fazla çalışma yapılması gerektiği bildirildi

İç saatinize göre zayıflayın



Özellikle günün belli saatlerinde yendiğinde ekmek şikinlik yapıyor, sebze kalçalarınıza hücum ediyor, et ise göğüslerinize... Sadece ne yediğinizi değil, neyi ne zaman yediğinizi de dikkate alarak uygulanan bu rejimle hem favori yemekllerinizden vazgeçmek zorunda kalmayacak hem de zayıflamyı başaracaksınız.


Günün hangi saatinde hangi besin?

Vücudunuzun tam olarak hangi devrelerde geçtiğini ve hangi besinlerin onu nasıl etkilediğini merak ediyorsanız, aşağıdaki açıklamaları mutlaka okuyun!

Saat 6.00- 9.00

Vücudunuzda neler oluyor?

* Sabah erken uyanaların hizmetine ikl olarak lipazlar giriyor.En önemli hazım işlemini sağlayan emzimler olarak bilinen lipazlar, besinlerin içinde bulunan yağlara, yani lipidlere adeta saldırıyorlar. Bunlar lipazlar sayesinde bölününüyor ve kullaıma hazır tutuluyorlar.

* Hemen hemen aynı sıralarda proteolizler göreve başlıyor. Bu enzim grubu, proteinlerin parçalanmasında önemli bir yer tutuyor.

* Üçüncü önemli sabah erkeni ise insülin hormonu. Bu saatlerde özellikle çok salgılanıyor. Ve aynı şekilde bu saatlerde insülinin gün içinde ne kadar salgılanacağı da tespit ediliyor. Bunun etkisine göre ya tüm gün açlık hissi oluyor ya da yeme isteği tüm gün normal düzeyde kalıyor.

Nelere ihtiyacınız var?

Biraz yağ şart. Aynı şekilde hafif karbonhidratlar da. Bunlar art arda bünyeye sokulan ve insülin derecesini düzeyde tutan karbonhidratlar. Kepekli ekmek, biraz yağ ve peynir bunun en mükemmel kombinasyonu. bir yumurtayı da kahvaltınıza ekleyebilirsiniz. Aynı şekilde yulaf ezmesi ve menemen de tercih edilebilir.


Nelerden kaçınmalı?

Şeker (özellikle kahve ve çaydaki), reçel, bal, pasta ve buna benzer kurabiyeler. Bu yiyecekler sabah alındığında insülin salgılama dönemini ve miktarını etkiliyor.

Saat : 12.00-14.00

Vücudunuzda neler oluyor?

Protelizler sabahki yoğunlukta olmasa da halen işbaşındalar. Bunmlara diyastazlar da ekleniyor. Bu enzimlerin hepsi besinleri hazmetmenize yardımcı olarak biliniyor. Görevleri nişasta ve glikozu bölmek. Aynı zamanda protein deposu olarak da görev yapıyorlar.

Nelere ihtiyacınız var ?

Vücudunuzun acil bir şekilde albümine ihtiyacı var. Fazla olmamak kaydıyla biraz yağı da işin içine katabilirsiniz. Ancak karbonhidratları geri plana atmalısınız. En ideal kombinasyon ise bir parça et veya balığın yanında hafif bir garnitür. Örneğin tavuklu yağsız makarna, somon balığı ve pilav veya kuzu etiyle yapılmış taze fasulye olabilir.

Nelerden kaçınmalı?

Ekmek. özellikle de kalın sandviçler. Bunları aşırı şekilde aldığınız takdirde hem hazmı zorlaştırıyor, hem de metabolizmanızı uyutuyor. Tatlılar da öğle yemeği sırasında uzak durmanız gereken besinler arasında yer alıyor.


Saat 16.00

Vücudunuzda neler oluyor?

İnsülin doruk noktalarına ulaşıyor. Uygun olmayan besinler alındığında protein depoları parçalanıyor, enerji ve moral düzeyiniz aninden sıfıra düşüyor.

Nelere ihtiyacınız var ?

Bu saatlerde tüm günahlarınızı işleyebilirsiniz.Canınız dondurma mı çekiyor? Aşırıya kaçmadan rahatlıkla yiyebilirsiniz. Taze meyvelere ise sınır dahil koymuyoruz.

Saat 18.00-19.00

Vücudunuzda neler oluyor?

Hazmı kolaylaştıran belli başlı yardımcı enzimler yavaş yavaş çekiliyor. Saat 19'dan sonra ise bu enzimlerden bir şeyler beklemek pek de yerinde değil. Bu saatten sonra yenilenlerin yağ depolarına gitmeye mahkum.

Nelere ihtiyacınız var ?

Eğer çok aç değilseniz, akşamları hiçbir şey yememeniz daha yerinde olur. Siz iyisi mi kolay hazmedilir ve hafif besinleri küçük porsiyonlar halinde yemeye özen gösterin. Örneğin az yağlı balık, deniz ürünleri, sebze ve taze salata en uygun olanlar. Bunlar aynı zamanda sizi doyuracak ve gereksiz yağların depolanmasını da engellecek besinler.

Nelerden kaçınmalı?

Akşam saatlerinde özellikle yağlı kebap cinsi et yemeklerinden ve içkiden uzak durmalısınız.



Alternatifli yemek tarifleri

Gün boyunca deneyin, tadına varın, doyun ve zayıflayın. Alternatifli tariflerimiz size bir iki gün boyunca yetebilir.
Daha sonrası için ise yukarıda verdiğimiz bilgilerden ve tariflerimizden yola çıkarak siz de kendinize benzer özellikte ve benzer besin değerinde yiyecekler hazırlayabilirsiniz.

Kahvaltı
Salamlı peynirli tost

İki dilim kepek ekmeğini hafif kızartın. bir dilimine çok ince bir tabaka margarin sürün. ve üzerlerine birer dilim yağsız salam koyun. Dilimleri kapatın ve peynir rendeleyin. Ardından bir dakikalığına fırında ısıtın. Lezzetli ve hızlı!

Susamlı peynirli ekmek

İkinci kahvaltı seçeneği olarak susamlı peynirli ekmeği deneyebilirsiniz. Bunun için 70 gr. susamlı ekmeğin üstüne 10 gr. yağ ve 10 gr. peynir sürün. Kahvaltınız hazır.
Öğle
Naneli tavuk

250 gram tavuk etini 15 dk. boyunca sık sık çevirerek ızgara yapın. Bir tencerenini içine 1 çay kaşığı yağı eritin. Ardından içine on tane nane yaprağını atın ve hafif kahverengi olana kadar karıştırın. Bu karışımı ızgara yaptığınız tavuğun üstüne sürün. Afiyet olsun!

Sebzeli tonbalığı

Diğer alternatifimiz de sebzeli ton balığı. 50 gram kırmızı biberi dörtgen şeklinde doğrayın ve bir yemek kaşığı zeytinyağıyla kızartın. Ardından 3 tane dörde bölünmüş domatesi ekleyin ve istediğiniz şekilde baharat koyun. 200 grm tonbalığını da karışıma ekledikten sonra 10 dk. düşük ateşte pişirin. Garnitür olarak yanına haşlanmuş patates koyabilirsiniz.

İkindi
Armutlu, çikolatalı muz

Bir armudu dilimleyin ve bir kasenin dibine sıralayın. Üstüne bir yemek kaşığı pudraşekeri ve rendelenmiş 30 gr. çikolata serpin. İki bıçak ucu tarçın da eklersiniz ve 5 dk. fırına atarsınız tatlınız tam kıvamında olur.

Karamelli elma tatlısı

ikinci lezzetli tatlı önerimiz karamelli elma tatlısı. bunun hazırlamak için 250 gr elmayı dilimleyin, rendelenmiş limon kabuğu ve bir portakalın suyuyla beraber bir tencereye koyun. 50 gram pudraşekeri, biraz tarçın ve 5 cl. su ekleyin. Elmalar şeffaf bir renk alana kadar pişirin.
Akşam
Tavada mantar

Bir tavanın içinde 10 gr. margarini ve bir yemek kaşığı zeytinyağını eritin. 100 gram mantarı ekleyin, tuzlayın ve iyice pişirin. Üstüne biraz dereotu serperek servis yapın.

Enginar

ikinci seçeneğimiz de lezzetli bir sebze olan enginar. bir enginarın yapraklarını yapraklarının ayıkladıktan sonra iyice temizleyin ve dilimler halinde kesin. Bir çay kaşığı margarini tencerenin içinde erittikten sonra enginar dilimlerini içine atın, tuzlayın ve yarım limon suyu ekleyin. Bir çay kaşığı pudraşekerini de üstüne serpin. Tencerenin kapağını kapatın ve yedi dakika kadar pişirin. Ardından kapağın açın ve süzün.

SAĞLIKLI DİYET SEÇENEKLERİ



Hangi vücut yapısına sahipsiniz?

Yuvarlak hatlarınızı belirleyin ve beslenmenizi ona göre ayarlayın. Doğru besinleri doğru zamanda alın ve vücudunuzdaki fazlalıklarda bir an önce kurtulun.


Kum saati

Büyük göğüs, geniş kalçalar ve ince bir bel.

Öneri: Şekeri mutlaka azaltmalısınız. Eğer şekerli içecekten vazgeçemiyorsanız, miktarını azaltın veya aspartam içerikli tatlandırıcıları tercih edin.

Piramit

Yağ depoları belden aşağı yoğunlaşmış. Üst gövde ise son derece ince.


Öneri : Daha çok süt ürünleri tüketmelisiniz. Bunu arada sırada sabahları bir kase yoğurt yiyerek yapabilirsiniz.

Top

Göbekli. İnce kollar ve ince bacaklar.

Öneri : Çok fazla karbonhidrat tüketiyorsunuz. Ekmekten vazgeçin demiyoruz, ama azaltmanızda fayda var Arada sırada öğle yemeklerinde balık ve et yemeye özen gösterin.

Geniş gövde

Geniş ve büyük göğüslü bir üst gövde. Buna ek olarak dar bir kalça ve ince bacaklar.

Öneri : Büyük ihtimalle albümin içerikli yiyecekleri çok seviyorsunuz. Et tüketimini haftada iki veya üçe indirmelisiniz. Öğle yemeklerinde bol bol sebze tüketmeye de özen gösterin.

website counter