Fazla kilolarla başınızın derde girmemesinin ve sağlıklı yaşamanın temel kuralı dengeli beslenmedir. Bunun için de besinlerin çok iyi tanınması, gereken miktarlarda tüketilmesi ve vücutta uygun biçimde kullanılması gerekir
Sağlıklı yaşamanın temel kuralı yeterli ve dengeli beslenmedir. Vücudun ihtiyacı olan 40�ı aşkın besin öğesinin herbirinden vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için gereken miktarlarda tüketilmesi ve vücutta uygun biçimde kullanılması durumu yeterli ve dengeli beslenme olarak tanımlanır. Yeterli ve dengeli beslenmek için bireylerin enerji ve besin gereksinmeleri -yaş, cinsiyet ve özel durumlara bağlı olarak- farklılık gösterir.
Besinleri besleyici değerleri yönünden 4 grup altında toplanır. Bu grup içinde yer alan besinler, birbirinin yerini tutar. Diyetlerde her gruptan besin bulunur. Bu besinlerin miktarları kişinin ihtiyaçlarına uygun olursa, ancak o zaman yeterli ve dengeli beslenmeden bahsedilebilir.
Süt ve süt ürünleri
Süt ve süt ürünleri kalsiyum için en iyi kaynaktır. Bu gruptaki yiyeceklerin birinden günde 1-2 porsiyon yenilmelidir. Bir büyük su bardağı süt veya yoğurt, iki kibrit kutusu büyüklükte peynir, bir küçük kase muhallebi veya sütlaç bir porsiyon kabul edilir.
Et, tavuk, balık, sakatat, yumurta, kuru nohut, fasulye, mercimek, ve bu besinlerden yapılan ürünler
Bu gruptaki besinler protein, B vitaminleri ve demir bakımından zengin olup bedene enerji verirler. Herhangi birinden her gün iki porsiyon yenilmesi tavsiye edilir. Örneğin sabah bir yumurta yenirse yarım porsiyon alınmış demektir. Diyetlerde kırmızı etin yerine balık ve tavuk yenilmesi daha uygundur.
Taze sebze ve meyveler
C vitamini gereksinmemizi bu gruptan karşılarız. Bu gruptaki yiyeceklerin herhangi birinden veya bir kaçının karışımından her gün 3-5 porsiyon yenilmelidir. Büyük meyvelerin orta büyüklükte bir tanesi, kayısı ve erik gibi meyvelerin 3-6 adedi; çilek, kiraz benzeri meyvelerin yarım su bardağı kadarı bir porsiyon sayılır. Yeşil sebzelerin kıyıldığı zaman 2-3 su bardağını dolduran miktarı, bir orta büyüklükte patates, bir küçük havuç, bir küçük yeşil kabak yine bir porsiyon olarak kabul edilir.
Tahıllar ve tahıllardan yapılan yiyecekler
Bu grup temel enerji kaynağımızı oluşturur. Ekmek, makarna, şehriye, pirinç, bulgur, kuskus, un ve irmikten yapılan tatlılar. Ekmek, her öğün yediğimiz yiyecektir. Yetişkin bir kişi için öğünlerde, 1-2 orta dilim ekmek yeterlidir. Fazla hareket gösteren kişiler bunun iki üç katını yiyeceği gibi, daha çok oturarak iş gören kişilerin bir porsiyondan fazla yemelerine gerek yoktur. 3-5 yemek kaşığı kadar makarna veya pilav, bir porsiyon sayılır. Tatlıların porsiyon ölçüsü çeşitlerine göre ayarlanır. İrmik helvasının 3-4 silme yemek kaşığı, lokmanın 5-6 adedi, sigara böreğinin 3-4 tanesi, tepsi böreğinin normal bir dilimi bir porsiyon sayılır. Diyetlerde bu gruptaki yiyeceklerden mümkün olduğunca kaçınılmalı beyaz ekmek yerine kepek ekmeği tercih edilmelidir.
Diğer besinler
Bu gruplarda belirtilmeyen, fakat yiyeceklerimize lezzet vermek için kullandığımız yağ, şeker, salça ve baharat gibi besin maddeleri de vardır. Vücuda enerji sağlayan şekeri fazlaca tüketmek kişiyi dengesiz beslenmeye götürür. Bal, pekmez, reçel ve marmelat gibi yiyecekler, şeker yerini tutar. Beden hareketi çok olan işçiler ve sporcular her yemekte tatlı yiyebilirler. Ancak özellikle diyetlerde şekerden uzak durulmalı ve vücudun şeker ihtiyacı meyvelerden sağlanmalıdır.
Sağlıklı olmak adına yağ tüketiminden tümüyle kaçınmak sanılanın aksine sağlıksız bir yaşama davetiye çıkarmaktır. Çünkü vücudun genel dengesi için kimi yağlar son derece gerekli. Sarfedilen enerjiyi geri kazanmak için insan vücudu yağlara ihtiyaç duyar. Ayrıca insan metabolizbası için gerekli olan A, D, E ve K vitaminleri de ancak yağda eriyerek yararlı olur. Yapılması gereken vücut için gerekli olan yağların ne olduğunu bilip uygun miktarlarda tüketmek.
Tükettiğimiz yağların aşağı yukarı yarısı, yediğimiz besin maddelerinin bileşiminden gelir. Özellikle et ve benzeri yiyeceklerle; fıstık, zeytin, ceviz, süt, peynir, yumurta gibi besin maddelerinin kullanıldığı yemeklere ilaveten yağ koymaya gerek yoktur. Kahvaltılarda ve yemeklerde kullandığımız yağlar katı veya sıvı olabilir. Katı ve sıvı yağlar dengeli bir şekilde yenmeli. Günlük bir kişinin alacağı yağ miktarı 20-30 g. (2-3 silme yemek kaşığı) kadardır. Bu yağın yarısı bitkisel sıvı yağlardan olmalı.
Omega yağları hangi besinlerde var?
Omega 3 özellikle ceviz, fındık, soya fasulyesi, kanola bitkisi ve yeşil sebzelerin yanı sıra balık yağı ve soğuk su balıklarında; Omega 6 ise ayçiçeği, mısır ve tahıl ürünlerinde bulunuyor.
Omega yağlarının faydaları neler?
Vücudun ana fonksiyonlarını düzenler.
Kalp hastalıkları riskini azaltır.
Düzenli kan dolaşımını sağlar ve kandaki kolesterolün düşürülmesine neden olur.
Hücre ve beyin gelişimine yardımcı olur.
Cildin sağlıklı, saçların parlak olmasını sağlar.
Mutlu ve zinde hissettirir.
OMEGA 3 VE OMEGA 6
Omega 3 ve Omega 6 bitkisel çoklu doymamış yağlar, vücut için son derece gerekli yağlardan. Omega 3 ve Omega 6 diğer yağlardan farklı olarak vücut tarafından üretilemiyor besinler yoluyla dışarıdan alınması gerekiyor. Kendi aralarında rekabet halinde olan Omega 3 ve Omega 6 yağlarının faydalı olabilmeleri için daima dengeli alınmaları gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)�ne göre bu denge 1 gr. Omega 3 yağına karşılık en az 5 en çok 10 gr. Omega 6 olmalı.
Omega 3 ve Omega 6, düzenli kan dolaşımı ve kalp sağlığı, beyin ve hücre gelişimi, zihinsel aktiviteyi artırmak, mutlu ve zinde hissetmek için çok önemli faydalar sağlıyor. Omega 3 ve Omega 6 dengesi ayrıca böbrek fonksiyonlarına olumlu katkılarının yanı sıra, kan şekeri seviyesinin kontrol edilmesine yardımcı oluyor. Omega 3 ve Omega 6 yağlarının ideal dengesi, çocukların büyüme döneminde, hücre ve beyin gelişimine katkıda bulunurken enfeksiyonlara karşı güçlü bir savunma sistemi oluşturuyor.
Kendinize yaptığınız haksızlıklara ve hatalara son verme zamanı geldi de geçiyor bile... Vücudunuzu kendinizle barıştırın! Göreceksiniz ki size hemen cevap verecek. Ayaklarınız ve nefesiniz merdiven çıkarken sizi üzmeyecek, göbeğiniz ayakkabı bağlarken görmenizi engellemeyecek. Vücudunuz şekillenecek, sırtınız acı vermeyecek, beliniz incelecek, düğmeleriniz bile sizinle barışıp, daha kolay iliklenecek. Bu arada size darılanlar olabilir tabii ki... Yağlar, kolesterol, şeker, alkol ve sigara gibi... Başlamak için daha fazla beklemeyin. Vücudunuza bugün bir hediye alın; bir çift spor ayakkabı, eşofman ve T-shirt mesela! Vücudunuzu en iyi arkadaşınız olan su ile de tanıştırmayı da unutmayın. Sonra da onunla yemeğe çıkın. Güzel bir ızgara balık, yeşil salata ve biraz sebze....
MEVSİMSEL KİLO FARKI
Kış aylarında insanlar ısınmak için daha yağlı ve kalorili besinlere yönelir.
Bunun sonucunda da kilo alımı kaçınılmaz bir son haline gelir. Yaz aylarında ise daha ince kıyafetlerin giyilmesiyle kış mevsiminde alınan fazla kilolar kendisini daha da fazla göstermeye başlar. Bu durum kişileri kilo vermeye yönlendirir. Kişiler, kışın aldıkları kiloları kaybetmek için acele etmekte ve sağlıksız diyetlere başvururlar.
Sağlıklı Zayıflamanın Yolu Dengeli Beslenmeden Geçiyor
Sağlıklı bir yaşam için hayatımızın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı edinmek önemli. Kilo vermek isteyen kişi de, zayıflama diyetini uygularken, günlük enerji alımını, bir diyetisyen tarafından kendisine özel olarak hazırlanan beslenme programı ile yapmalıdır.
Peki kişiler nasıl bir beslenme uygulamalı ki hem sağlıklı beslenelim, hem de fazla kilolarımızdan kurtulalım?
İşte size bunun için bazı püf noktaları:
Kendinize az miktarda ancak sık aralıklı bir beslenme programı düzenleyiniz. Bu şekilde hem aç kalmamış olursunuz hem de daha sağlıklı kilo kaybetmiş olursunuz.
Poğaça, börek yemek yerine güne güzel bir kahvaltı yaparak başlayınız.
Dışarıda yediğiniz yemeklerde daha çok ev yemekleri veya hafif ızgaralar yapan yerleri tercih ediniz.
Alkol ve hazır içecekler yerine limonlu veya meyveli sodaları tercih ediniz. Taze veya kuru meyve yemeğe özen gösteriniz.
Özellikle yaz aylarında artan hava sıcaklığı ile birlikte terleme ile kaybedilen vücut sıvılarını yerine koymak için günde 2,5-3 litre su içiniz. Günlük posa alımınızı arttırınız. Tam tahıl ürünleri, taze sebze ve meyveye günlük beslenmenizde yer veriniz.
Soslu yemekler, mayonezli, soslu salatalar yerine limon, soya soyu gibi kalorisiz olanlarını kullanmaya çalışınız.
Günlük yağ alımınızı azaltınız.
Düzenli egzersiz yapınız. Unutmayınız ki, vücut sağlığı açısından egzersizin alışkanlık haline gelmesi, düzenli bir beslenme alışkanlığı kazanmak kadar önemlidir.
Şekerden uzak durunuz. Çay ve kahvenize şeker atmayarak bu işe başlayabilirsiniz.
Çok tatlı yemek istediğiniz zaman yaz mevsiminin vazgeçilmez parçası olan dondurmayı özellikle sade ve ya meyveli olanları tercih ediniz. Ya da sütlü tatlı tüketebilirsiniz.
Doymuş yağ (tere yağ, kuyruk yağı) oranı yüksek besinleri daha az tüketin.Yeterli miktarda doymamış yağ (ay çiçek, mısırözü, soya, fındık, zeytin yağı) almaya dikkat edin. Yarım yağlı süt, yağsız yoğurt tüketin.Yağlı kırmızı et yerine yağsız et, kuru baklagiller (nohut, mercimek, fasulye gibi) balık ve tavuk tercih edin. Süt ve süt ürünleri de (yoğurt, peynir vb.) tüketilmeli fakat bunlarında az yağlı olmalarına dikkat edilmeli.Yemeklerinizi haşlama, fırında pişirme veya ızgarada pişirme yöntemleriyle pişirirseniz yemeğe eklenecek yağıda azaltmış olursunuz.
Aşırı şekerli gıdalardan kaçınmalı ve hatta çay, kahve gibi içecekler şekersiz içilmeli veya şeker miktarı azaltılmalıdır.
Güne kahvaltınızı yaparak başlayın. Gece boyu gıda alımı olmadığından beyninizin sabah kalkınca enerjiye ihtiyacı vardır. Daha sonra gıda alımınızı kahvaltıdan başlayarak gün içine yaymanız daha etkin kalori yakmanıza neden olur.Öğünlerinizi önceden belirleyiniz.Mümkünse yediklerinizi 3 ana öğün, 3ara öğüne bölün az ve sık beslenin.Bol su için, yiyecekleri iyice çiğneyin. Her yemek yediğinizde midenin 1/3’ünü boş bırakın. Tam olarak dolu mide sağlığımızın zaman içinde bozulmasına ,erken yaşlanmaya neden olur.Midenizi katı gıdalarla doldurmayın .Katı gıdalarla dolu mide içeriğinin gerekli öz suyu her tarafa dengeli ulaştırması güçleşir ve sindirim zorlaşır. Düzenli yemek yiyenler daha dengeli ve sağlıklı beslenmekte ve ideal kilolarını korumaktadırlar.
Zihinsel faaliyetlerin gerektirdiği enerji kaynaklarının en önemlilerinden biride meyvelerdir. Beynin oksijen dışındaki tek enerjisi glikozdur. Glikoz meyvelerde hazır halde bulunur. Diğer gıdalarla alınan şeker midede yakılarak glikoza çevrilir. Bu nedenle meyveleri aç karnına
yemeliyiz.Meyveler yemeklerden 30 dakika önce veya 3 saat sonra alınmalıdır.Mide doluyken alınan meyveler midede kalıp besin değeri kaybolup orada mayalanacağı için bütün sindirim sistemimizi yorar.
Vücudumuzda dakikada 10 milyon hücre ölür ve bir o kadarı da yenilenir. Ortalama 100 günde (beyin ve sinir hücrel
eri hariç) bütün vücudumuz yenilenir.Düzensiz kötü beslenme yenileme sistemini aksatır. Cildiniz canlılığını, tazeliğini kaybeder ve en önemlisi hastalıklara açık olursunuz. Yorgunluk, çabuk yorulma, baş ağrısı olabilir. Düşünce ve hafıza sistemi bulanıklaşır.Bu nedenlerden dolayı düzenli ve sağlıklı beslenmeye dikkat etmeli ve yemek için yaşamamalı sadece yaşamak için yemeli görüşünü benimsemeliyiz.
Sağlıklı beslenme yeterli ve dengeli beslenmedir.Vücudumuzu oluşturan hücrelerin düzenli ve dengeli çalışması için besin öğelerinden yani yağlar, karbonhidratlar, proteinler, vitaminler ve minerallerden yeterli miktarda almalıyız. Vücudumuzun tüm besin maddelerine ihtiyacı vardır. Tek taraflı beslenmek yani sadece protein veya karbonhidratla beslenmek yanlıştır. Dengeli beslenerek vitaminler, mineraller ve lifler gibi önemli besin maddelerinden de almış oluruz.
Beslenme Piramidi
Beslenme piramidi 5 ana besin grubunu içerir. Piramit en altta yer alan ve sıklıkla tüketilmesi gereken karbonhidratlarla başlar ve daha az tüketilmesi gereken gıdalara doğru gider. Bu besin grupları karbonhidratlar, mineraller, proteinler, yağ ve şekerdir.Beslenme piramidi gıdaların doğru seçimi için rehberiniz olmalıdır.
Karbonhidratlar:Alt grupta yer alan ve sıklıkla tüketilmesi gereken gıdalardır. Karbonhidratlar pirinç, bulgur, makarna gibi tahıllardır.
Mineraller: Sağlıklı yaşam için gereklidir. Mineraller (kalsiyum, bakır, iyot, demir, çinko vb.) sebze ve meyvelerde bulunur, hücre korunması ve sağlıklı diş, kemik, cilt yapısı için önemlidir. Mineraller ayrıca kalp ritmi, kan basıncı, vücuttaki sıvı dengesi gibi daha birçok düzenleyici fonksiyonlarda rol oynar.
Proteinler: Vücudun en etkili kalori yakıcı bölümü olan kas dokusunu güçlendirmek açısından çok önemlidir. Protein ette, süt ürünlerinde ve daha az olarak hububat ürünlerinde bulunmaktadır.
Yağ-şeker: Yağ ve şeker, çok az tüketilmesi gereken gıdalardır fakat A, D, E ve K vitaminleri gibi vücudumuz için önemli vitaminleri taşıma görevi yaptıklarından dolayı sağlığımız için yenilmesi de çok önemlidir. Sıvı ve katı yağlar, şeker ve tatlılar bu grupta yer alır.
Yemek yeme alışkanlığımız zihinsel ve bedensel faaliyetlerimizi etkileyen unsurlardan biridir. Sağlıksız beslenme düşünme ve kavrama yeteneğinin azalmasına ve hafıza kayıplarına neden olur. Günde 8 saat uyuduğunuz halde kendinizi yorgun hissediyor, bedensel, zihinsel faaliyetlerinizde çabuk yoruluyor, hafıza ve düşüncenizde azalma görüyorsanız mutlaka yemek yeme alışkanlığınızı gözden geçirin ve aşağıdaki önerilerimize bir göz atın.Okul, dershane ve diğer sosyal faaliyetler derken günümüzün büyük bir kısmını ev dışında geçiriyoruz. Teneffüs aralarında, iki sosyal faaliyet arasında yollardayken de, evdeki sağlıklı yemekler yerine, ne bulursak onu yemeye yöneliyoruz. Evimizin dışında yediğimiz çoğu yemek türü, fiyatları önceden sabit olarak belirlenmiş, çok sayıda tüketiciye hitap eden “fast food” besinler oluyor. “Fast food” beslenme, dilimizde ayaküstü beslenme olarakta adlandırılabilecek bir hızlı hazır yemek sistemini oluşturuyor. Hızlı tempo gerektiren şehir yaşantısında da zamandan tasarruf sağlaması nedeni ile gün geçtikçe daha da yaygınlaşıyor.
Sağlıklı beslenme önerilerinden daha farklı bir çizgi yer alan fast food ürünlerin fazla miktarlarda ve çok sık tüketilmesi zararlıdır. Enerji yoğunlukları kilo almamıza, doymuş yağ ve trans yağ asidi zenginlikleri kalp sağlığımızın etkilenmesine, sodyum içerikleri ise tansiyonumuzun yükselmesine neden olabilir.
Ayrıca, birçok fast food besinin pişirilme metodu kızartmadır. Bu tür restoranlarda aynı kızartma yağının gün boyunca kullanılması yağda zararlı maddeler oluşmasına ve bu maddelerin de yediğimiz besinle vücudumuza girmesini sağlar. Bu zararlı maddelerin fazla alımı, uzun dönemde kanser riskini arttırır.
Pizzamızın üzerinde yer alan sucuk, salam ve sosisin içerdiği nitrit ve nitratın (kendilerine has koku ve tadı veren maddeler) fazla miktarda alımı sağlık sorunlarına neden olur.
Fast food besinlerde yetersiz olan kalsiyumun kemiklerin uzaması ve gelişimi için, A vitamininin göz sağlığımız için, C vitaminin ise doku ve damar sağlığımız için gerekli olduğunu da unutmayalım…
Bu yaşlarımızda içimizde hissettiğimiz yoğun enerjiyi ve dinamizmi kaybetmemek ve hep sağlıklı kalabilmek için, günlük yaşantımızın içinden çekip çıkarmamız zor olan fast food besinleri daha sağlıklı hale getirmek mümkün. Son zamanlarda bu restoranlarda artan salad barlar ve menülerin sağlıklı ürünler yönünden zenginleşmesi bizim için büyük bir şans. Daha sağlıklı seçimler yaparak sağlıklı, formda ve dinamik kalabiliriz. İşte yapmamız gerekenler…
Fast Food restorantta…
Menüler test soruları gibidir. Yanlış şıkkı işaretlemeyin… Çok fazla miktarda yağ içeren ürünleri, asitli ve şekerli içecekleri yanlış şıklar olarak görüp, eleyin.
Süperlerden uzaklaşın… Menülerde yer alan “süper”, “mega”, “ekstra” ürünlerden uzak durmanız daha az doymuş yağ, trans yağ asidi, şeker ve sodyum almanız anlamına geliyor, unutmayın.
Daha çok salata, daha çok sağlık… Seçimlerinizi salatası fazla olan ürünlerden yapmaya çalışın. Sebze tüketimi ile posa alımınız arttıracak ve sağlıklı bir sindirim sistemine sahip olacaksınız. Salatalar genelde önceden hazırlanıp salad barlarda uzun süre beklediğinden dolayı içerdikleri vitamin miktarı evde hemen hazırlayıp tükettiğiniz salatadan daha azdır.
Sağlıklı etler mi yoksa diğerleri mi? İnsanlar bu tür restoranlarda tavuk ve balık seçiminin daha sağlıklı olduğunu düşünürler. Oysa çoğu tavuk ve balık ürünü yumuşak hamur veya un ile kaplanıp kızartılır. Bu sebeple enerji ve yağ içerikleri fırında pişirilmiş kırmızı etten daha fazla olabilmektedir. En sağlıklı seçim ızgara veya fırında tavuk, balık ve yağsız dana eti olacaktır. Bu hiç hamburger yemeyeceğiniz anlamına gelmiyor ama her şeyin bir ölçüsü olduğunu da unutmamak gerekiyor.
Önemli bir konu, İçecek Siparişi: Kendi menünüzü kendiniz yaratın. Asitli içeceklere ara verip, sağlıklı içeceklere yönelin. Taze sıkılmış meyve suları ile fast food besinlerde sınırlı bulunan vitaminler açısından, ayran ile kalsiyum açısından menünüzü daha dengeli hale getirmeniz mümkün.
Tatlı bir konu… Kızartılmış ve bol krema içeren ağır tatlılar yerine sütlü tatlıları ve meyve salatalarını tercih edin. Hem besin öğesi ihtiyaçlarınız karşılanacak, hem de kendinizi daha hafif ve zinde hissedeceksiniz…
Değişik seçenekler yaratın… Damağınızda hep aynı tatların oluşmasına izin vermeyin ve seçeneklerinizi değiştirin. Kızarmış patates yerine kabuklu patates, kumpir veya fırında patates, sucuk ve salamlarla süslü bir pizza yerine sebzeli pizza, hamburger yerine ton balıklı sandviç tercih edebilirsiniz.
Kebap yemek istiyorum… Menünüzde kebap veya İskender varsa, üzerine tereyağı döktürmeden tüketin. Daha fazla salata ve yanında yoğurt servis edilen ürünlerden isteyin. Son olarak, kesinlikle temizliğinden kuşku duymadığınız bir restoranı tercih edin.
Tam gün eğitim veren bir okulda eğitim alıyorsanız, fast food restoranlar yerine okul yemekhanesini tercih edin. Günümüzde birçok okul yemekhanesinde, menüler beslenme ve diyet uzmanları tarafından hazırlanır, bu kişiler besin ihtiyaçlarınızı en doğru şekilde değerlendirerek size en uygun olanın hazırlanmasını sağlar.
Yemekhanesi olmayan bir okulda eğitim alıyorsanız, yemeğinizi evden getirmek güzel bir seçenek olabilir. Evde hazırlanan tavuklu veya ton balıklı bir sandviçin yanına kantinden alacağınız bir ayran ve sonrasında bir porsiyon meyve güzel bir tercih olabilir.
Okul kantininden alışveriş yapıyorsanız, daha önce yaptığımız önerileri gözden geçirebilirsiniz. Fazla yağlı olmayan kaşarlı bir tost ve meyve suyu veya köftesi ızgarada pişirilmiş bol sebzeli bir hamburger ve ayran lezzetli seçimler olacaktır. Açıkta satılan ve sağlığa uygun koşullarda hazırlanmayan hiçbir ürünü satın almamaya dikkat edin.
Genellikle ana öğünlerden 2–3 saat sonra açlık hissettiğimizde sokaktaysak, sokakta satılan besinlere yöneliriz. Açıkta satılan besinleri tüketmek yerine çantamızda açlık duygusu hissettiğimizde tüketebileceğimiz bir meyve bulundurmak, yanımızda meyve yoksa bir kutu süt ya da ayran, küçük boy bir yoğurt tüketmek iyi tercihlerdir.
Arkadaşlarınızla buluşacağınızda fast food restoranlar yerine yeşil alanları ve spor yapabileceğiniz alanları tercih edin. Arkadaşlarınızla beraber içinde egzersiz, sağlıklı beslenme ve hobilerinizin bulunduğu bir “sağlıklı yaşam paketi” hazırlayın. Fast food tüketiminizi sınırlandırmaya çalışın ve sık sık sağlıklı beslenme günleri düzenleyin.
Hep dinamik, hep sağlıklı ve hep GENÇ hissetmek için denemeye değmez mi?
Hepinize canlı, kıpır kıpır ve sağlık dolu günler dilerim…
